22 Mart 2013 Cuma

TÜRKİYE'DE HAYVANCILIK NASILDIR


TÜRKİYE'DE HAYVANCILIK


·         Ekonomik değeri olan hayvanların üreti­lip, beslenmesi ve pazarlanması işlerine hayvancılıdenir.
·         Hayvancılık özellikle yüksek ve engebeli yerlerde, ekime dikime elverişli olmayan bölgeler­de, halkın yaşayışında birinci derecede rol oynar.
·         Türkiye, geniş çayır ve meralarıyla hay­van yetiştirilmesine elverişli bir ülkedir.
·         Hayvan sayısı bakımından önemli bir zenginliğe sahiptir. Dünyada 9., Orta Doğu'da ve Avrupa'da 1. sırada yer alır.

·         Ülkemizde hayvancılık faaliyetleri, mera hayvancılığı ve ahır hayvancılığı olarak ikiye ayrı­lır. Mera hayvancılığı doğa koşullarına bağlı ola­rak yapılan hayvancılıktır. Et ve süt verimi düşük­tür. En çok Doğu Anadolu Bölgesi'nde yapılmak­tadır. Ahır hayvancılığı yıl boyunca hayvanların ahırlarında beslenmesidir. En çok Marmara Böl­gesi'nde yapılmaktadır. Ahır hayvancılığı daha çok sığır yetiştirilmesinde uygulanmaktadır.
·         Manda, sığır, deve, at, eşek gibi hayvan­lar büyükbaş hayvanlardır. Ülkemizde en çok sı­ğır yetiştirilir.
·         Küçükbaş hayvancılık Türkiye'de en çok yapılan hayvancılıktır. Bu gruba giren hayvanlar koyun, kıl keçisi ve tiftik keçisidir.
·         Tavuk, horoz, hindi, kaz, ördek gibi hay­vanlara kümes hayvanları denir. En çok Güney Marmara, Ege Bölgesi, Orta ve Batı Karadeniz bölümlerinde yetiştirilir.
·         İpek böceği, doğal ipek elde etmek için yetiştirilen ve dut yaprağı ile beslenen bir hayvan­dır. Türkiye'de Bursa, Denizli, Elazığ, Ankara, An­talya, Amasra ve Diyarbakır'da ipek böcekçiliği yapılmaktadır.
·         Bal ve balmumu elde etmek için arı bes­lenme faaliyetine arıcılık denir. Türkiye'nin iklimi, bitki örtüsünün çeşitliliği, üstün nitelikli arı türleriy­le arıcılığa elverişlidir. Türkiye'nin her bölgesinde arıcılık yapılır.
·         Yurdumuzun üç tarafı denizlerle çevrili ol­masına rağmen balıkçılık yeteri kadar gelişme­miştir. Türkiye'de tutulan balığın denizlerimize göre dağılımı şöyledir;Karadeniz %85, Marmara Denizi %10, Ege Denizi %3, Akdeniz %2'dir. Akarsu ve göllerimizin olduğu yerlerde ise tatlı su balıkçılığı yapılmaktadır.

Türkiye'de balıkçılığın yeterince gelişmemesinin başlıca nedenleri:
·         Balıkçılığın daha çok kıyı balıkçılığı olarak yapılması, açık deniz balıkçılığının yaygın olarak yapılmaması,
·         Modern tekne ve yöntemlerle balıkçılığın yapılmaması,
·         Halkın balık tüketimi konusunda yeterli bilince sahip olamaması,
·         Kaçak, usulsüz ve aşırı avlanmaların yaygın olması,
·         Son yıllarda su kirliliğinin artması,
·         Su ürünlerinin işleneceği sanayi tesislerinin yetersiz olması,
·         Su ürünlerinin saklanabileceği soğuk hava depolarının yetersiz olması,

            Türkiye'de Hayvancılığın Gelişmesi İçin Gerekli Koşullar
Türkiye, hayvancılığın gelişmesi için önemli bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi için aşağıdaki koşulların uygulanması gerekir.
·         Çayır ve mera hayvancılığı yerine, besi ve ahır hayvancılığının yaygınlaştırılması,
·         Yem üretiminin artırılması,
·         Hayvan soylarının iyileştirilmesi (ıslahı),
·         Otlakların ıslah edilmesi ve korunması, aşırı ve erken otlatmanın engellenmesi,
·         Süt dana ve süt kuzu ile doğurgan hayvanların erken kesiminin önlenmesi,
·         Hayvan hastalıklarıyla mücadele edilmesi,
·         Üreticilere yönelik hayvancılık eğitiminin yaygınlaştırılması,
·         Hayvan üreticilerine teşvik kredilerinin sağlanması,
·         Üreticilerinin pazarlama olanaklarının geliştirilmesi.

COĞRAFİ KONUM, ÖZEL KONUM, MATEMATİK KONUM


COĞRAFİ KONUM

Herhangi bir yerin Dünya üzerinde bulunduğu alana coğrafi konum denir.

ÖZEL KONUM

Herhangi bir yeri diğer yerlerden ayıran, sahip olduğu kendine has özelliklerin tümüne özel konum denir. Özel konum, insanları, çevreyi, ülkelerin ekonomik ve politik durumunu çok yönlü etkiler. Dünya üzerinde, özel konum etkisine şu örnekler verilebilir:

Norveç, Japonya, İngiltere, İzlanda gibi deniz ve okyanuslara komşu ülkeler balıkçılıkta ileri gitmişlerdir.

Kuzeybatı Avrupa kıyıları, yüksek enlemlerde bulunmasına rağmen, Gulf - Stream sıcak su akıntısının etkisiyle ılıman bir iklime sahip olmuştur.

Orta Asya ve Orta Avrupa denizlere uzak olduğu için karasal bir iklime sahip olmuştur.

Kanarya, Havai, Kıbrıs, vb. adalar, deniz ve hava yollarının gelişmesiyle ikmal ve uğrak yeri haline gelmişlerdir. Buna bağlı olarak bu adaların önemi artmıştır.

Türkiye’nin Özel Konumu ve Sonuçları

Türkiye, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine en çok yaklaştığı yerde bulunur.

Farklı kültürlerin kurulduğu, Dünya’nın en eski kültür hazinelerine sahiptir.

Dünya’da en fazla petrol çıkaran ülkelere komşudur.

Üç tarafı denizlerle çevrilidir ve yeryüzü şekilleri çeşitlidir.

Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahiptir.

Türkiye’nin ortalama yükseltisi fazladır. (Yaklaşık 1132 m)

Yükselti batıdan doğuya doğru gidildikçe artmaktadır.

Zengin yeraltı kaynaklarına sahiptir.

MATEMATİK KONUM

Herhangi bir yerin, Dünya üzerinde bulunduğu alanın, enlem ve boylam dereceleriyle belirtilmesine matematik konum denir.

Coğrafya Grafik Bilgisi Videolu konu anlatımı

Coğrafya Grafik Bilgisi Videolu konu anlatımı sayfasına hoşgeldiniz. İyi ders dinlemeler dilerim :)

15 Mart 2013 Cuma

Çevremizde Geometri Konu Anlatımı



ÇEVREMİZDE GEOMETRİ
Geometrik şekiller isimlendirilirken bir köşeden başlanarak sırayla diğer köşeler atlanmadan büyük harflerle isimlendirilir.
Bir teli eşit uzunlukta 4 parçaya ayıralım.Bunları birbirine bantla köşelerde dik açı olacak şekilde yapıştıralım.Meydana gelen 4 eşit kenarlı kapalı dik açılı şekle kare denir.
6 metre uzunluğundaki ipe sırasıyla 1m,2m,1m,2m aralıklarla düğüm atalım.Bunun 4 köşesinden gerdirdiğimizde meydana gelen 4 kenarlı ama 2 kısa 2 uzun, açıları dik olan kapalı geometrik şekle dikdörtgen denir.
3 kenarı olan kapalı geometrik şekle üçgen denir.
Açılar isimlendirilirken köşelerindeki tek harfle isimlendirilir.Veya köşedeki harf ortada kalacak şekilde sağdan sola soldan sağa 3 harfle gösterilir.
Açılar açıölçer ile ölçülür.Açının bir kenarı üzerine yatırılarak ve açının köşesi açıölçerin ortasındaki noktaya getirilerek ölçüm yapılır.Açının diğer kolu açıölçeri nerden kesip geçiyorsa ordaki değer açının ölçüsüdür.Açımız dar ise küçük yazan sayıyı alırız,açımız geniş yani büyük duruyorsa büyük yazan değeri alırız.
Üçgenin Çeşitleri
1.Kenarlarına Göre Üçgenler
a)Çeşit Kenar Üçgen: Üçgenin kenarlarının hepsi farklıysa bu üçgene “Çeşit Kenar Üçgen” denir.
b)İkiz Kenar Üçgen: Üçgenin kenarlarının iki tanesi eşit olan üçgene “İkiz Kenar Üçgen” denir. Bir ikizkenar üçgenin, taban açıların ölçüleri birbirine eşittir.
c)Eşkenar Üçgen: Üçgenin kenarlarının hepsi eşit olan üçgene “Eşkenar Üçgen” denir. Bir eşkenar üçgenin iç açıları 60º `dir.
2.Açılarına Göre Üçgenler
a)Dar Açılı Üçgen: Üçgenin açılarından her birinin ölçüsü 90º`den küçük olan üçgene “Dar Açılı Üçgen” denir.
b)Geniş Açılı Üçgen: Bir açısı geniş açı olan üçgene “Geniş Açılı Üçgen” denir.
c)Dik Açılı Üçgen: Açılarından birisi dik açı olan üçgene “Dik Açılı Üçgen” denir.


Destek ve Hareket Sistemi Notları



A.İSKELET:
İskelet insan vücudunun önemli kısımlarından biridir. Kemikler, insan vücudunun hareket etmesinde rol oynar. Kemikler düşme ve çarpmalar sonucunda kırılabilir. Kırık bir kemiği hareket ettirmek zordur. Kırık kemikler, birbirine kaynaması için alçıya alınır.
İskelet: Kemiklerin bir araya gelmesiyle oluşan yapıya iskelet adı verilir.
Yetişkin bir insanın iskeleti, yaklaşık 206 kemikten oluşur.Bebeklerde kemik sayısı daha fazladır.Ancak bebeklerin büyümeleri sırasında bazı kemikler kaynaşarak tek kemik haline gelir.İnsan vücudundaki kemikler şekillerine göre gruplandırılır.Üç çeşit kemik vardır:Uzun kemik, kısa kemik ve yassı kemik.
UZUN KEMİKLER:
Uzun kemikler kol ve bacaklarımızda bulunur.bacagımızda bulunan uyluk kemigi,uzun kemiktir.
KISA KEMİKLER:
Kısa kemikler el ve ayak bilekleriyle omurgada bulunur. Omurga,kısa kemiklerden olusur.
YASSI KEMİKLER:
Göğüs,kaburga ve kafatası kemikleri yassı kemiklerdir.
İnsan iskeletinde dört temel kısım bulunur:
1.Kafatası
2.Omurga
3.Göğüs kafesi
4.Kollar ve bacaklar
KAFATASI:
Kafatası,yassı kemiklerden oluşur.Kemikler birbirine sıkıca kenetlenerek içi boş bir yapı oluşturur.Kafatasının içindeki boşlugu beyin doldurur.Kafatası,beyni çepeçevre sararak çarpma ve darbe gibi dış etkilerden korur.Alt çene kemigi dışında kafatasında bulunan kemikler hareketsizdir.


OMURGA:
Omurga boyundan başlayıp sırt boyunca uzanır.Omurga kısa kemiklerin üst üste dizilmesiyle oluşmuş bir yapıdır.İnsan omurgasını meydana getiren kemiklere,omur kemigi adı verilir.Omurgada 33 tane omur kemigi bulunur.Omurganın şekli "S" harfine benzer.Omur kemiklerinin ortası boştur.Bu kemiklerin üst üste dizilmesiyle bir kanal oluşur.Omurga, bu kanal içerisinde bulunan önemli bir organı(omuriligi)korur.Omurga vücudun dik durmasında da sol oynar.Boyunda bulunan omurga kemikleri başımıza destek vererek onu dik tutabilmemizi saglar.
GÖĞÜS KAFESİ:
Güğüs kafesi;göğüs kemigi,kürek kemikleri ve kaburga kemiklerinden oluşur.Göğüs kafesinde yassı kemikler vardır.Göğüs kafesi kalp ve akciger gibi hayati organları dış etkilerden korur.
KOLLAR VE BACAKLAR: Kollar ve bacaklar hareketimizi gerçekleştirmede önemli rol oynarlar. Yürürken bacaklar vücuda desteklik sağlar.

B. EKLEM:
İnsan yürürken,koşarken,merdiven çıkarken yada çalışırken sürekli hareket ederler.İnsan vücudunun hareket edebilmesi için iskelet,kas ve eklemlerin birlikte çalışması gerekir.
TANIM:İskelette kemiklerin birbirine baglandığı yere eklem adı verilir.
İnsan iskeleti çok sayıda kemikten oluşmuştur.iskeleti oluşturan kemiklerin tamamı birbiriyle kaynaşmış olsaydı vücudumuzu hareket ettirmemiz mümkün olmazdı.Bazı kemiklerin birleşme noktalarından hareketli olması,insanların hareketlerini yapabilmesini saglar.Eklemlerin hareket kabil,yetleri birbirinden farklıdır.Bazı eklemler birbirine sıkıca bağlanmııştır ve hareketli degildir.Omurga ve göğüs kafesinde bulunan kemikleri birbirirne baglayan eklemlerin hareketleri sınırlıdır.kol ve bacaklardaki eklemlerin hareketli olması,yürüme ve koşma gibi hareketleri kolaylıkla yapmamızı saglar. 

Kanın Vücuttaki Dolaşımı



A.Kan dolaşımı
İnsan vücudunun her kısmında enerjiye ihtiyaç duyar. Dolayısıyla enerjinin üretilebilmesi için besin ve oksijenin vücudun her kısmına ulaştırılması gerekir. Ayrıca vücut yapılarının işleyişinin sağlıklı olması için de oluşan atık maddeler uzaklaştırılmalıdır. Bu işlemler kan dolaşımıyla gerçekleşir.
TANIM
Vücudumuzda besin,oksijen ve atık maddelerin taşınması işlemine dolaşım adı verilir..
İnsan vücudunda dolaşım; kan, damarlar ve kalp tarafından gerçekleştirilir.
Kan
Kan, sıvı bir yapıdır. Kırmızı renklidir, damar içerisinde akarak besin ve oksijeni ihtiyaç duyulan yapı ve organlara taşır.
Organlarda oluşan atık maddeler de kan tarafından, atılacağı organa getirilir.
Damarlar
Damarlar; içerisinde kanın bütün vücuda dolaştığı borulardır. Damarlar değişik büyüklükte olabilir. Kılcal damarlar çok incedir. Atardamar ve toplardamar adı verilen damarlar ise daha kalındır.
Damarlar ağaç kökleri gibi dallanarak bütün vücuda yayılır. Bu sayede damar içerisindeki maddeler bütün vücuda ulaştırılabilir.
Kalp
Kalp, ğöğüs kafesi içerisinde yer alan bir organdır. Her insanın kalbi yaklaşık olarak kendi yumruğu büyüklüğündedir.
Kalp, kasılıp gevşeyerek içerisinde bulunan kanın damarlar içerisinde hareket etmesini sağlar.
Kalp, insan anne karnındayken çalışmaya başlar ve ölünceye kadar çalışması devam eder.
TANIM
Kalbin kanı pompalaması sırasında, kanın damarda yaptığı etkiye nabız adı verilir.

Nabız
Bir dakikadaki nabız sayısı, insan bir dakikada kalp atış sayısını gösterir. Nabız boynumuz ve el bileğimizin iç tarafında daha ölçülebilir.
İnsanın bir dakikadaki nabız sayısı farklı olabilir. Nabız sayısı; yaşa, cinsiyete ve vücut özelliklerine göre değişiklik gösterebilir.
Küçük yaşlarda nabız sayısında azalma olur.
Bir dakikadaki nabız sayısı; bebeklerde 100-120,çocuklarda 80-100,yetişkinlerde ise 70-80 civarındadır.
B.Stetoskop
Hastaların kalp ve akciğerlerini dinlemek için doktorların kullandığı araca, stetoskop adı verilir.
Stetoskoplar kalbin sesini dinleyen doktorlar kalbin düzenli atıp atmadığını fark eder.
Akciğerlerin stetoskopla dinlemesiyle soluk alıp verme ile ilgili bir sorun olup olmadığı anlaşılır.
Cam huni,"Y" boru, balon, makas, serum hortumu ve koli bandı kullanarak evde basit bir stetoskop yapılabilir.
C.Kan Vücutta neden dolaşır?
Soluk alıp verme ve kalp atışı, insanın hayatı boyunca devam eden vücut faaliyetleridir.
Kalp atışı ve soluk alıp verme birbirinden bağımsız gibi görünse de birbirinin görevlerini tamamlayan özelikleri vardır.
Soluk alma ve dolaşım vücudun her yerine oksijenin ulaşmasını sağlamasını sağlamada birlikte etkili olur.
Soluk alma ile kana alınan oksijenin organlara ulaşması dolaşım sayesinde gerçekleşir.
Kanla sadece oksijen taşınmaz besinlerin vücudun her yerine ulaşması dolaşımla gerçekleşir.
Vücut faaliyetleri sonucu oluşan zararlı maddeler vücuttan dışarı atılmalıdır. Organ ve yapılardan alınan karbondioksit ve diğer bazı zararlı maddeler kanla taşınarak akciğer ve böbrek gibi organlara getirilir. Zararlı maddeler bu organlardan dışarı atılır.

İskeletin Görevleri



İSKELETİN GÖREVLERİ:
Evler yapılırken kolon ve kirişlerin içerisine inşaat demiri ile konur ve şekil verilir. Bunun nedeni inşaatın sağlam olmasını  ve ayakta durmasını sağlamaktır. Evler yapılırken demir kulllanılmazsa veya eksik kullanılırsa inşaat sağlam olmaz ve yıkılır. İnsan vücududa bir inşaata benzetilirse iskeletimizdeki kemikler inşaat demirine benzetilebilir.  
*İskelet,vücudumuza genel şeklini verir.
*İskelet,vücudumuzun dik durmasını saglar.İskelet,vücudumuza destek olur.
*İskelette eklemler bulunur. Busayede iskelet,hareketlerimize yardımcı olur.
*İskelet,bazı iç organlarımızı korur.
*Kafatası,içerisinde bulunan beyni dış etkilerden korur.
*Göğüs kafesinin şekli gerçekte de bir kafes gibidir. Bu kafes içerisinde akciger ve kalp gibi hayati organlar bulunur. Bu hayati organlar gügüs kafesi tarafından dıs etkilere,çarpma ve darbelere karşı korunur.
*Omurga,içerisinde bulunan ve omurilik adı verilen yapıyı korur.


D. KASLARIN YAPISI VE GÖREVLERİ:

Kaslar,iskeletimizn üzerini tamamen saran yapılardır.bu özelliginden dolayı vücuda genel şeklini,iskeletle kaslar verir.Kasların lifli bir yapısı vardır.Kas lifi adı verilen küçük yapıları bir araya gelmesiyle kas demetleri oluşur.Kas demetleri üzeri zarla cevrilidir.kas demetleri kemiklere baglıdır.
Kas,kemik ve eklemelrin uyum içinde calışması hareketlerımızı saglar.Bir kemigin hareket etmesi, iki kas grubunun kasılıp gevsemesiyle gerceklesir.iki kas grubundan bırının kasıloması dıgerının gevsemesi,hareketi saglar.Kasılan kaslar kısalıp kalınlasır,gevseyen kaslar ise uzayıp incelir.kasların kasılıp gevseme sırasındakı durumlarını kollarımızdakı ve bacaklarımzdakı kaslarda gözlemleyebilirz.
E. İSKELET VE KAS SAĞLIĞI:
İskelet ve kas saglıgının korunması ıcın yapmamız gereken bazı davranıslar vardır. dengeli ve saglıklı beslenmeyi,bu davranışlarıın ilki olarak sayabılırz.Kemik ve kasların gelişimi saglıklı olması ıcın et,süt,yumurta,taze sebze ve meyvelerden yenmelidir.Yaşa, bünyeye uygun olarak ve düzenli yapılan egzersiz,iskelet ve kasların gelışmesine katkı saglar,Spor yaparken daha cok enerji harcanir.Dolaşım ve solunum hızı artar.Kaslar güçlenir ve saglıklı olur.
güneş ışıgının iskelete olumlu katkısı vardır.Bundan dolayı güneş enerjisinden yeterince yararlanılması gerekir.Özellikle gelişme cagındakı cocuklarda hatalı duruş,oturuş ve yürüyüş iskekette şekil bozukluklarına sebeb olablir.Eşya taşırken ya da egilip doğrulurken ani hareketlerden kaçınmalıyız.carpma ve darbelerden iskeletimizi ve kaslarımızı korumalıyız.